Üyelik Girişi
M. Zühdü Bilgi Hattı
Site Haritası
Takvim
Muhammed Zühdü(KS)

Anasayfa

Hz. Peygamber (s.a.v.) Muharrem ayının 9, 10 ve 11. günlerinde oruç tutmayı ashabına tavsiye etmiştir. Bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmuştur: Resûlullah (s.a.s.) Aşûre günü oruç tutunca kendisine; “Ey Allah’ın Resûlü, bu gün, Yahudilerin ve Hıristiyanların hürmet gösterdikleri bir gündür.” dediler. Bunun üzerine Resûlullah, “Gelecek yıl inşallah Muharremin dokuzuncu gününde de oruç tutacağız” dedi. Ertesi yıla ulaşamadan Resûlullah vefat etti. (Müslim, Sıyâm, 133; I, 797-798) Peygamber Efendimiz Muharrem orucuyla ilgili olarak şöyle buyuruyor: “Ramazan ayından sonra tutulan oruçların en hayırlısı, Allah’a izafetle (Allah’ın ayı denilerek) şereflendirilen Muharrem ayında tutulan oruçtur. Farz namazlardan sonra en faziletli namaz ise, geceleyin kılınan namazdır.” (Müslim, Sıyâm, 202; I, 821)
Muharrem ayı hem İslam gelmeden önce hem de İslam geldikten sonra hep önemli olan aylardan biridir. Muharrem, Hicri takvimin ilk ayıdır. Sami dinlerde ve Yüce Dinimiz İslam’da özel bir yere sahip olan Aşure günü muharrem ayı içerisindedir. Sözlükte “haram kılınan, yasaklanan kutsal olan, saygı duyulan” anlamlarına gelen Muharrem, savaşmanın haram kabul edildiği dört aydan biridir.( TDV İslam Ansiklopedisi, “Muharrem” md. c. 31, s.4-5) Muharrem ayı hem İslam gelmeden önce hem de İslam geldikten sonra hep önemli olan aylardan biridir. Muharrem, Hicri takvimin ilk ayıdır. Sami dinlerde ve Yüce Dinimiz İslam’da özel bir yere sahip olan Aşure günü muharrem ayı içerisindedir. Sözlükte “haram kılınan, yasaklanan kutsal olan, saygı duyulan” anlamlarına gelen Muharrem, savaşmanın haram kabul edildiği dört aydan biridir.( TDV İslam Ansiklopedisi, “Muharrem” md. c. 31, s.4-5)
21 EYLÜL 2017 PERŞEMBE günü Hicri yılbaşımızdır. Muharrem, Hicri takvimin ilk ayıdır. Müslümanlar için bir milat olan hicret; Allah’a ve O’nun Kutlu Elçisi Rahmet Peygamberine gönülden bağlılığın bir ifadesi; hakka, hakikate, ilme, irfana ve medeniyete yapılan yolculuktur. Hicret, Allah rızası için; anadan, babadan, evlattan, yardan, diyardan, maldan, mülkten hatta candan vazgeçmenin ibretli ve meşakkatli bir öyküsü; Yüce dinimizin rahmet yüklü mesajlarını bütün insanlığa ulaştırmak için çıkılan kutlu yolculuğun adıdır. Öyle ki tebliğ hicreti doğurmuş, hicret ise tebliği yoğurmuştur. Kısaca hicret Müslümanlar için bir milattır. Hicret, Allah yolunda fedakârlığın, yardımlaşmanın kardeşliğin zirvesidir
Bayramlar Müslüman olma bilincimizi tazeleyen, millet olma irademizi canlı tutan, kardeşlik ve dostluk duygularımızı artıran rahmet, bereket dolu günlerdir. Bu günlere bizleri kavuşturan Allah’ımıza sonsuz şükürler olsun. Müslümanlar için bu bayramlar; imanı, ibadeti ve tarihi bir sevinç atmosferinde buluşturan ve bu sevinci sonsuzluğa taşıyan önemli zaman dilimleridir. Bayramlar Müslüman olma bilincimizi tazeleyen, millet olma irademizi canlı tutan, kardeşlik ve dostluk duygularımızı artıran rahmet, bereket dolu günlerdir. Bu günlere bizleri kavuşturan Allah’ımıza sonsuz şükürler olsun. Müslümanlar için bu bayramlar; imanı, ibadeti ve tarihi bir sevinç atmosferinde buluşturan ve bu sevinci sonsuzluğa taşıyan önemli zaman dilimleridir
TEŞRÎK TEKBİRİ "Teşrik" Arap dilinde etleri doğrayıp kurutmak demektir. Vaktiyle bayramın birinci günü Mina'da kesilen kurbanların etleri, bayramın 2., 3. ve 4. günlerinde güneşte kurumaya bırakılırdı. Bu sebeple bu üç güne et kurutma günleri anlamında "eyyam-ı teşrik / teşrik günleri" denilmiştir. "Tekbir" ise Allah'ı ululamak, yüceltmek demektir. Kurban bayramının arefe günü (9 zilhicce) sabah namazından başlayarak bayramın 4. gününe ikindi namazına kadar (13 zilhicce) ikindi namazı dahil farz namazlardan sonra toplam 23 defa "Allâhü ekber Allâhü ekber lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber Allâhü ekber ve lillâhi'l-hamd" cümlesini söylemeye "teşrik tekbiri" denir.
Hac, lûgatta, saygı değer makamları ve diğer yerleri ziyaret kasdında bulunmaktır. Din deyiminde ise: "Arafat'da özel vaktinde bir mikdar durmaktan ve ondan sonra Kâbe-i Muazzama'yı usulü üzere tavaf ederek ziyaret yapmaktan ibarettir. Hac yapan kimseye Hâcc (Hacı) denir. Bunun çoğulu "Hüccac"dır -Hac, farz, vacib ve nafile kısımlarına ayrıldığı gibi, ifrad hac, temettü hac ve kıran hac nevilerine de ayrılır. Şöyle ki: 1) Farz hac, şartlarını kendisinde toplayan bir müslümanın ömründe bir defa yapmakla yükümlü olduğu hacdır. 2) Vacib hac, nezredilen veya başlanmışken bozulan nafile bir hacca karşılık kaza edilecek olan hacdır. 3) Nafile hac, buluğ çağına ermemiş olmakla mükellef bulunmayanın veya farz haccı yapmış bulunan bir kimsenin Allah rızası için nafile olarak yapacağı haçtır ki, bu hac tekrar tekrar yapılabilir. (*)
Besmelenin çekilmiş olması. Besmele kasden terk edilirse kesilen hayvanın eti yenmez. Ancak unutularak veya şart olduğu bilinmeden terk edilirse yenir. 3. Boyunda kesilmesi gerekli olan damarların kesilmesi. Bu şart ihtiyari kesimde aranan bir şarttır. Hayvanın elden kaçtığı ve ızdırari kesimi gerektiren zaruret durumunda öldürücü yaranın açılması yeterlidir. Hayvanın boğazında bulunan dört adet damardan en az üçünün kesilmesi gerekir. Bu dört damar şunlardır: Yemek borusu, nefes borusu ve iki şah damarı. HAYVANIN CANININ ÇIKINCAYA KADAR KANININ AKMASININ BEKLENMESİ GEREKİR.CAN ÇIKTIKTAN SONRA KESİME DEVAM EDİLİR.
 1  ...

   MANİSA İL İLÇE VE KÖYLERİ DAYANIŞMA DERNEĞİ
Her Hakkı mahfuzdur.


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam56
Toplam Ziyaret219175
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.65213.6667
Euro4.29594.3131
Hava Durumu
Anlık
Yarın
26° 30° 16°
Saat
Banka Hesabımız

   Manisa İl, İlçe ve Köyleri Dayanışma Derneği 

TÜRKİYE FİNANS KATILIM BANKASI

MANİSA ŞUBESİ 

HESAP NO

962136-1

IBAN NO

TR09 0020 6000 6400 9621 3600 01

Bağış Kabulü
 www.muhammedzuhdu.org
Ya Allah (cc) Ya Resul (sav)
Bayrağımız