Hicri Yılbaşı
Muharrem, Hicri takvimin ilk ayıdır.
HİCRİ YILBAŞI 16 HAZİRAN SALI
AŞURE GÜNÜ 25 Haziran Perşembe
Müslümanlar için bir dönüm noktası olan hicret, tarihte yeni bir sayfa açmıştır.
Hz. Ömer’in halifeliği döneminde hicretin gerçekleştiği gün, Hz. Ali’nin teklifiyle hicrî takvimin başlangıcı sayılmıştır. O günden itibaren de İslam âleminde
1 Muharrem hicrî takvimin başlangıcı olarak kabul görmüştür.
Kurban Bayramımız, Hz. Muhammed'den, üç ilâhî dinin kendisinde buluştuğu Hz. İbrahim'e uzanan yüce tarihe can verir.
Kutsal topraklarda Arafat'ta dünyalıklardan soyunmuş, âdeta ak kefenlere bürünmüş milyonlarca Müslüman, Cenabı Hakk'a el açıp yalvardı, yüce divanda Arafatta durdu. Yine milyonlarca insan kurban ibadeti ile Mevlasına bağlılığını gösterip yakınlaştı.
Bilindiği üzere Kurban da,
Hz. İbrahim ile Hz. İsmail’in baba oğul sevgisi ile Hakka bağlılık duygularının ortaya konduğu engin bir durum vardır
Kurban bayramının arefe günü (9 zilhicce) sabah namazından başlayarak bayramın 4. gününe ikindi namazına kadar (13 zilhicce) ikindi namazı dahil farz namazlardan sonra
toplam 23 defa
"Allâhü ekber Allâhü ekber lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber Allâhü ekber ve lillâhi'l-hamd"
Hayvanın boğazında bulunan dört adet damardan en az üçünün kesilmesi gerekir. Bu dört damar şunlardır:
Yemek borusu, nefes borusu ve iki şah damarı.
HAYVANIN CANININ ÇIKINCAYA KADAR KANININ AKMASININ BEKLENMESİ GEREKİR.CAN ÇIKTIKTAN SONRA KESİME DEVAM EDİLİR.
İmam Ebu Yusuf, yemek ve nefes boruları ile bir şah damarının kesilmesini şart koşmuştur.Hayvanın boğazında bulunan dört adet damardan en az üçünün kesilmesi gerekir. Bu dört damar şunlardır: Yemek borusu, nefes borusu ve iki şah damarı.İmam Ebu Yusuf, yemek ve nefes boruları ile bir şah damarının kesilmesini şart koşmuştur.
elidir, değilse uygun gördüğü bir müslümana emredip kestirmeli ve kendisi de başında bulunmalı. Şu ayet-i kerimeyi de okumalıdır:
"Benim namazım, ibadetlerim, yaşayışım ve ölümüm alemlerin Rabbı Allah içindir ki, O'nun ortağı yoktur." (En'am: 162)
Yalnız kurban sahibinin Besmelesi yeterli olmaz; kurbanı kesenin Besmele'yi getirmesi şarttır. "Bismillâhi Allahü Ekber" demelidir.
Kasden Besmele terkedilirse, kurbanın eti yenmez. Kurban sahibinin eli hayvanı kesenin eli üzerinde olarak hayvanı kesecek olsalar, her ikisinin de Besmele çekmesi gerekir. Bunlardan biri Besleme'yi terk ederse, hayvanın eti yenmez.